
Çanakkale’de öğretmenler sokağa çıktı: Eğitim sendikalarından “Artık Yeter” çağrısı
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir liseye düzenlenen silahlı saldırının ardından Çanakkale’de eğitim sendikaları sokağa çıktı. Truva Atı önünde yapılan açıklamalarda okullardaki güvenlik zaafiyetleri protesto edildi, yetkililere acil önlem çağrısı yapıldı.
Hasan Çelebi Mahallesi’nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanmasının ardından Çanakkale’de eğitim sendikaları art arda basın açıklamaları yaptı. Gün boyunca Truva Atı önünde toplanan sendikalar, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dikkat çekti.
“Eğitim kurumları şiddetin yaşandığı alanlara dönüştü”
İlk açıklama saat 11.00’de Eğitim-Bir-Sen Çanakkale 1 Nolu Şube Başkanı Resul Can tarafından yapıldı. Can, “Şiddet olayları toplum içinde yaygınlaşmış, eğitim kurumları şiddetin yaşandığı alanlara dönüşmüştür. Eğitim çalışanları açık hedef haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, eğitimcilerin can güvenliği endişesi taşıdığı belirtilerek, “Eğitimciye yönelik şiddet bireysel bir suç olmaktan çıkmış, doğrudan bir iş güvenliği sorunu hâline gelmiştir” denildi. Siverek’te yaşanan saldırının önlenebilir olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sanal medya üzerinden yapılan tehditlerin takip edilmesi ve güvenlik birimlerinin hızlı harekete geçmesi gerektiği vurgulandı.
Okul polisi uygulaması önerisi
Eğitim-Bir-Sen tarafından dile getirilen talepler arasında okul polisi uygulamasının hayata geçirilmesi, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve öğrenci disiplin yönetmeliğinin güncellenmesi yer aldı. Açıklamada, “Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır” denilerek şiddet kınandı.
Saat 12.30’da aynı noktada Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada da saldırı kınandı. Açıklamada, okullarda yaşanan güvenlik zaafiyetlerinin giderilmesi gerektiği ifade edildi. Sendika açıklamasında “Şiddet olayları eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir.
Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sonaermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamıtam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD’de vefarklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer birtablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişeleriniartırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kezdaha ortaya koymaktadır.
Biz ne ara, öğretmeninin önünde ceket ilikleyen öğrencilerin bugün silahla okullara girip öğretmenlerinekurşun sıkabildiği bir noktaya geldik?
“Eti senin, kemiği benim” anlayışından; öğretmeni tehditeden, hatta fiziksel şiddet uygulayan, öğretmeni katleden veli ve öğrenci profiline nasıl ulaştık?
Öğrencilerimiz nasıl oldu da çeteleşmenin tuzağına düştü, mafyavari oluşumların içine sürüklendi, bu karanlık düzene teslim oldu?
Bakınız; okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güveniçinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur.” ifadelerine yer verdi.
Milli Eğitim Bakanı Tekin’e istifa çağrısı
Saat 13.00’te ise Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve özel sektörde görev yapan öğretmenler ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifaya davet edildi. “Bugün burada sadece bir açıklama yapmak için değil, hesap sormak için bulunuyoruz” denilen açıklamada, yaşanan saldırının sistemsel sorunların sonucu olduğu ifade edildi.
Ortak açıklamada, “Okulların en güvenli alanlar olması gerekirken, şiddetin yaşandığı yerlere dönüşmesi kabul edilemez” ifadelerine yer verildi. Eğitim sistemine yönelik eleştirilerin yer aldığı açıklamada, güvenlik politikalarının yetersiz kaldığı vurgulandı.
Güvenlik görevlisi ve psikolojik destek hizmetleri
Sendikalar tarafından açıklanan talepler arasında okullarda kadrolu güvenlik görevlisi bulundurulması, rehberlik ve psikolojik destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerle okullar arasında koordinasyon sağlanması ve fiziki altyapının iyileştirilmesi yer aldı.
Açıklamalarda, eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin can güvenliğinin sağlanmasının devletin temel sorumluluğu olduğu belirtilerek, gerekli adımların atılmaması durumunda sürecin takipçisi olunacağı ifade edildi. Eğitim sendikaları, “Eğitimde şiddete karşı gerçek ve acil önlemler alınana kadar mücadele sürecek” mesajı verdi.




